Minimalizmi sadece kıyafetleri ve eşyaları azaltmaktan ibaret olarak görmüyorum.  Bence minimalizmin,  insanların hayatlarına neyin değer kattığını sorgulamalarına yardımcı olan bir yaşam tarzıdır. Ben bu sürece,  düşüncelerimden arınmakla başladım ve  etrafımdaki insanların sayısını azalttım. Aslında minimalizme çok da  farkında olmadan başladım. Özellikle skor tutarak azaltmaktan bahsetmiyorum. Fakat iş, eşya ve kıyafetlere geldiğinde skor tutmak beni gerçekten çok rahatlattı diyebilirim.

Benim gibi daha minimal bir yaşam tarzı benimseyen insanlar, küçük davranış değişiklikleri sayesinde hayatlarını tümüyle değiştirdiklerini kısa sürede farkediyor. Sanırım ben de davranış paternlerim ile ilgili değişiklik yapma konusunda daha fazla istek duyuyorum. Örneğin spor alışkanlığı olmayan, spor salonlarına yazılıp gitmeyen biri olarak, kilo almaktan korkuyorum. Farklı diyetleri denedim fakat neredeyse hiç birini tam olarak uygulayamadım. Şekeri bırakmak da çok zorlanıyorum. Gün boyu bilgisayar başında çalıştığımdan çok fazla çay ve  tüketiyorum. Kahveyi şekersiz içebiliyorum ama yıllardır çayı şekersiz içmeyi başaramadım. Şekersiz içince çayın gerçek tadını aldım diyen herkese de, evet ben de aldım çayın gerçek tadı berbatmış dedim. Bunun için biraz daha araştırma yapacağım ama inanıyorum ki şekeri tamamen hayatımdan çıkarabileceğim. Gerekirse çay içmeyi bırakabilirim. Tatlıyla aram zaten yok. Sütlü tatlıları ve dondurmayı seviyorum ama onları da aylarca yemesem aklıma gelmez.

Aslında şekeri bırakmanın dışında dik durma konusunda da bir çaba sarfetmem gerekiyor. Kıyafetlerimden kurtulduğuma göre sıra bu küçük sorunlara geldi :) Alışkanlıklarımdaki değişiklikleri burada paylaşarak kendimi daha sorumlu hissedeceğimin de farkındayım. Bu nedenle buraya yazıp kayıt altında tutulmasını da istiyorum.

Atomik alışkanlıklar kitabında James Clear'ın söylediği gibi  -kimliğimiz alışkanlıklarımızla iç içedir, her bir eylemimiz nasıl bir insan olduğumuza dair bir oylama gibidir.